Coronathon Türkiye

In Uncategorized @trby Berkay KaniLeave a Comment

COVID-19 salgını tüm hızıyla hayatımızı etkilemeye devam ederken Türkiye girişimcilik ekosisteminin birçok paydaşı 48 saatte bir araya gelerek bu krizin etkilerini azaltmak ve yarattığı sorunlara yenilikçi çözümler toplamak üzere çalışmalara başladı. 21-22 Mart tarihleri arasında düzenlenen, Koronavirüs salgınının yarattığı sorunlara sosyal ve lojistik anlamda yenilikçi çözümleri olan bireyleri ve takımları, online bir hackhathon’da bir araya getiren,  Boğaziçi Üniversitesi Bright Girişimcilik Merkezi olarak öncülerinden olduğumuz Coronathon Türkiye’ye toplamda 1500’den fazla kişi ve 150 civarında proje katıldı. Bu yarışta, 50’den fazla paydaş bir araya geldi, 150’den fazla mentor girişimcilere yardımcı oldu. Salgına karşı tedbir amacıyla “sosyal mesafe” önlemleri gereği tamamen sosyal medya üzerinden iletişim kanalları kuruldu ve takımların iletişimi de Facebook grubu üzerinden gerçekleşti. İki günlük etkinlikler süresince mentorluk de web üzerinden seminerler ile gerçekleştirildi.

Projelerin;

  • Çözümün COVID-19 sorununun çözülmesinde etki potansiyeli nedir? 
  • Bulunan çözümün uygulanabilme potansiyeli (feasibility) nedir?
  • Çözümü öneren kişi/ekip, çözümü hayata geçirebilecek yetkinliklere sahip mi?
  • Çözümü öneren kişi/ekip, bununla ilgili somut bir çıktı üretebilmiş durumda mı?

gibi kritelerler üzerinden değerlendirildiği Coronathon Türkiye’de, toplamda 130 bin TL civarında ödül sağlanandı. Projeler arasından, 20 bin TL ile Büyük Ödül kazanan proje ise dünyada “telemedicine” diğer bir deyişle telesağlık alanında destek veren “Medibook” oldu. Bunun dışında belirlenen 11 projeye ise sıralama yapılmaksızın 10 bin TL destek sağlanmasına karar verildi. Nakit ödülün yanı sıra paydaşların ilettiği diğer destekler de var. Ödülleri Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası, Ankara Ticaret Borsası, Facebook, 212 Girişim Sermaye Fonu, Gedik Yatırım, Enocta verdi. Ayrıca Eczacıbaşı Topluluğu kendi değerlendirmesine göre başarılı bulduğu girişimcilere iş geliştirme desteği, IBM bulut bilişim desteği, Seedstar ise uluslararası hızlandırıcı desteği ödüllerini vereceğini bildirdi.
Bununla birlikte başarılı geçen proje sonrasında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) toplam 30 projeye 600 bin TL’lik destek vereceğini açıkladı. Söz konusu destek için başvurular, Coronathon Türkiye paydaşı olan ve aynı zamanda TÜBİTAK BİGG programı uygulayıcı kuruluşları arasında yer alan Boğaziçi Üniversitesi, ODTÜ ve İTÜ aracılığıyla ilerleyecek. Destek kapsamında üç üniversitenin uygun gördüğü Coronathon Türkiye katılımcılarına proje başına maksimum 20 bin TL’lik fon sağlanacak.

Projenin paydaşları olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile beraber TÜBİTAK, TOBB, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası gibi bazı kamu kuruluşları da inisiyatife destek verdi. Ayrıca Boğaziçi Üniversitesi, ODTÜ ve İTÜ’den girişimcilik merkezleri ve teknoloji transfer ofisleri bir araya geldi. Sivil toplumdan Türkiye Bilişim Vakfı, Habitat Derneği, Başlangıç Noktası, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, UNDP Türkiye Accelerator Lab, Endeavor Türkiye, Girişimcilik Vakfı, Ashoka, İmece, Hello Tomorrow Türkiye ve Atölye gibi paydaşların yanı sıra Boğaziçi, ODTÜ ve İTÜ başta olmak üzere birçok üniversite, girişim sermayesi fonu ve teknoloji şirketi Coronathon Türkiye çatısı altında birleşti.

Ödül alan 12 fikri inceleyecek olursak,

MEDIBOOK: Koronavirüs salgını boyunca, hastaneye gitmesi istenmeyen ancak sağlık hizmeti alması gereken gruplara görüntülü, uzaktan takip modülleriyle sağlık hizmet veriyor. Proje, iki temel konuya dokunmayı hedefliyor. Birincisi; kronik hastaların telemedicine yoluyla ilaç/ürün siparişleri, laboratuvar dahil tüm hizmetlerinin evden sağlanması ve dijital süreç yönetimi. İkinsicisi ise COVID-19 riski taşıyan karantina altındaki hastaların, hekimlerin sağlığını tehlikeye atmadan uzaktan takibi.

Biotel: Türkiye’de Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümlerinde bulunan ölçüm makinalarını listeleyerek atıl durumdaki kapasitenin Covid-19 testi için kullanılmasını amaçlayan bir uygulama.

Studio Canlı Dersler App: Karantina döneminin sosyal, fiziksel ve psikolojik etkilerini azaltmak için, canlı yayında, sağlıklı yaşam, meditasyon, psikoloji, koçluk, yoga ve fitness uzmanlarıyla buna ihtiyacı olan insanları buluşturan bir platform.

Expona: Evden eve online olarak çeşitli deneyimler sunan atölyelere erişmek için bir platform. 

CoroWarner: Covid-19 için testi pozitif çıkmış kişi ile sosyal etkileşime girmişseniz sizi anlık ve anonim olarak uyaran, yapay zeka algoritması destekli mobil bir uygulama

CoronApp: Salgını takip edebilmek için, bireylerin birbirleriyle olan temaslarını bluetooth sinyalleri ile takip ederek, kişide virüs tanısı durumunda kişinin temas ettiği kişileri uyaracak bir mobil uygulama.

Neoanka: Covid-19 şikayetleri dışında sağlık şikayetlerinin doğru uzmanlık branşına iletilecek şekilde sınıflandırılması ve ilgili uzmanlık branşından hekim ile hastaların online görüşme yapmasını sağlayan yapay zeka destekli bir uygulama.

Güvende Kal: Jeolokasyon desteği ile insan yoğunluğunu tespit edip bu veriyi kullanıcılarına sunan, aynı zamanda hastalığın semptomları üzerinden kullanıcıların kendi sağlık durumlarını kontrol etmelerini sağlayan mobil uygulama.

Kolkola: Kolkola gönüllüleri, STK’ları ve sponsorları bir araya getiren bir “gönüllü” pazar yeridir. Mesela Covid-19’dan dolayı dışarı çıkması yasak olan yaşlılar için alışveriş yapmanın bu platformla yapılması amaçlanmaktadır.

CoGuard: Covid-19 kaynaklı ve benzeri sağlık sorularına ve isteklerine cevap vermek için uzmanları ve kurumları bir araya getiren bir chatbot uygulaması.

Fact Checker: Covid-19 salgını başta olmak üzere ülkemizde var olan bilgi kirliliğine karşı haber doğrulayıcılarının yalan haberlerle savaşmalarına yardımcı olacak bir sistem.

BirCan: Sokak hayvanlarına destek sağlamak için gönüllüleri, STK’ları, belediyeleri, veterinerleri, evcil hayvan sahiplerini ve diğer paydaşları bir araya getiren platform.

Ödül kazanan 12 fikrin videosu için:  https://youtu.be/r3TFkT4Zmgg

Coronothon Türkiye hakkında Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Direktörü Oğuzhan Aygören;

Paydaşlarımızın bir çoğu, şu anda Covid-19 özelinde ortaya çıkan bu yaratıcı ve ilham verici gücün, bu salgın ortadan kalktıktan sonra da devam etmesi gerektiğini savunuyor. Bu sebeple Coronathon Türkiye’nin krizlere acil, anında ve etkili müdahalede bulunmak için teknolojiyi iyi kullanan ve insanların içindeki yaratıcılığı ve üretim şevkini çıkaran bir destek mekanizması olarak devam etmesini istiyoruz. Çünkü tam da buna ihtiyacımız var. Afet acil koordinasyon ekibi gibi kurumlar yapılması gerektiği gibi bilinen yöntemlerle bilinen sorunlara çözümler ortaya koyuyorlar. Çok değerliler ve kıymetliler. Öte yandan, içinde bulunduğumuz çağda herkes üretici olma ve çözüm üretme imkanına sahip. Bu kaynağı iyi değerlendirmek lazım.

Coronathon Türkiye olarak dünyada bu konuda en hızlı hareket edenlerden biri olduk. Benzer bir hackathon Covid-19’a çözüm için ilk olarak Estonya’da Hack-the-Crisis ismiyle düzenlendi. Ardından hemen bir kaç gün içinde biz harekete geçtik. Bizimle beraber aynı hafta sonu Almanya ve Polonya’da hackathonlar düzenlendi ve son üç haftada bu hackathonların sayısı 100’e yaklaştı. Ayrıca küresel ve bölgesel bazda daha geniş katılımlı ve çeşitli ülkelerin destek verdiği hackathonlar düzenleniyor. Teknoloji anlamında aslında tüm ülkeler çözüm üretme konusunda birbirlerinden çok önde veya geride değiller. Açık bir zihin, cesaret, ilham ve disiplin ile herkes dünya çapında çıktılar üretebilir. Coronathon Türkiye deneyiminden çıkardığımız dersi söyleyecek olursak, mükemmel olanı beklemeden hemen harekete geçmek çok önemli. Ekipteki herkesin çok kalifiye olması ve canla başla işi hayata geçirmeye çalışması çok yardımcı oldu tabi. 

Bir trend mi yoksa küresel sorunların zorunlu kıldığı yeni, melez ve kalıcı yapılar mı?

Hackathon’lar ilk olarak teknoloji şirketlerinde yalnızca yazılımcıların yeni ürün geliştirme sürecini hızlandırmak için ortaya çıktı. Ancak günümüzde artan bir şekilde iş dünyasının yeni fikir geliştirmesi için kullanılıyor. COVID-19 gibi küresel düzeyde tüm insanlığı tehdit eden bir sorun olunca herkesin bu mücadelede yerini alması için çok iyi bir kullanım alanına sahip oldu. Yaratıcılık aslında belirsizlik zamanında ihtiyacımız olan bir çözüm. Şu an için hackathonlar bir trend ama COVID-19 sonrası da dünyadaki belirsizlikler devam ettiği müddetçe, hackathonların devam edeceğini düşünüyorum. Çünkü normalde bir kaç aylık süreçler hızlandırılmış bir şekilde 2-3 gün içinde bitiyor. Dolayısıyla öğrenmenin en büyük aracının deneme-yanılma olduğu bu çağa çok uygun bir yöntem. 

Sivil toplum, sorunlar, çözümler…

Coronathon Türkiye’nin hayata geçmesinde sivil toplum kuruluşlarının rolü çok büyük. Organizasyon ekibimizde yer alan Habitat Derneği, Türkiye Bilişim Vakfı, Endeavor Türkiye, Girişimcilik Vakfı, UNDP Türkiye gibi yapıların bize öğrettiği çok şey var. Bunların en başında çıkar odaklı olmak yerine amaç odaklı olmaları geliyor. Bunları iş dünyasının da öğrenmesi gerekiyor. Dünyada artık sosyal fayda kavramı ön planda. Şirketlerin varoluş amacı sadece kar etmek olamaz, olmamalı. Vicdanlı kapitalizm, toplumsal pazarlama, duyarlı ve kapsayıcı işletmecilik gibi kavramlar iş dünyasında konuşulmaya başlandı. Dolayısıyla ilerleyen zamanda sivil toplum ile iş dünyasının birlikteliğini sadece sosyal sorumluluk projelerinde değil felsefi manada da görmeyi ve bu sayede iş dünyasının varlık amacını sorgulamasını umuyorum. Benim içinde bulunduğum birçok sivil toplum örgütü var. Okuduğum okulların mezun derneklerinden başlayarak birçok kurumda gönüllü olup toplum faydasına iş yapmışlığım var. Başında bulunduğum Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi de bir sivil toplum kuruluşu. Kendi kaynağımızı kendimiz yaratıyoruz ve birçok hizmeti gönüllü olarak sunuyoruz. 

Coronathon Türkiye sürdürülebilir ve kalıcı bir yapıya sahip mi? 

Şu anda tam da bunun için çalışıyoruz. Paydaşlarımız ile bu konunun üstüne ciddi mesailer ortaya koyduğumuz toplantılar yaptık. Paydaşlarımızın tamamına yakını Coronathon Türkiye’nin misyonunu devam ettirmesi gerektiğine inanıyor ve hatta bu misyonun COVID-19’un yarattığı sorunlar ortadan kalktıktan sonra da diğer krizler için çözüm üreten çok paydaşlı ve iş birliği içinde bir yapı olarak devam etmesini istiyor. 

O yüzden “Coronathon Türkiye ne yapar?” sorusuna cevap olarak şunu söyleyebiliriz: Coronathon Türkiye sağlık, ekonomik ve psikoloji gibi alanlarda ortaya çıkan büyük ve önemli sorunlara yaratıcı çözümler gerektiğinde, çözüm arayanları ve çözüm geliştirenleri bir araya getirir ve yenilikçi fikirlerin hayata geçmesi için gerekli ağ ve mentörlük desteğini verecek zemini sağlar. Aktiviteleri kapsamında, online hackathonlar, mentörlük destekleri, fon bulmaya aracı olma, hızlandırıcı programlara erişimi sağlama, STK ve kamu kuruluşu ağlarıyla buluşturma ve iş birlikleri yaratma vardır.

Bu misyonu gerçekleştirmek üzere Coronathon Türkiye’nin sürdürülebilir olması için şu an İSTKA fonlarına başvuruyoruz. Bu başvuruya tüm paydaşlarımızı davet ettik. Ayrıca kurduğumuz yurtdışı iş birlikleri ile yurtdışı fon kaynaklarını da araştırıyoruz. Böylece sürdürülebilir bir yapıda devam etmek istiyoruz. Bunun için dernek ve vakıflardan gelen temsilcilerimizin büyük desteği oluyor.

‘Çaresizseniz, çare sizsiniz.’

Şu anda odaklandığımız nokta COVID-19 salgınının negatif etkilerini azaltmaya yönelik, salgının doğurduğu sorunları çözen fikirlerin hayata geçmesine katkıda bulunmak. Bunun için fikir sahipleri ile destek vermek isteyenleri bir araya getiriyoruz. Öte yandan, bu soruna teknoloji ile hızlı çözüm üretme konusunda bir tecrübemiz ve bilgi birikimimiz oluştu. Bu konuda özellikle fon sahibi ve erişim gücü olan kurumlar ile iş birliği içine girerek somut projeler için de çözüm üretmeyi umuyoruz.

Mesela bir finans kurumu ile iş birliği yaparak bu krizde hayatta kalma mücadelesi veren küçük işletmelerin hayatta kalması odaklı bir arayış içine girip, buna yönelik çözümlerin hayata geçmesine aracılık edebiliriz. Ya da bir e-ticaret firması ile iş birliği yaparak işletmelerin iş modeli dönüşümünü sağlamak üzere bir mentorluk mekanizması kurgulayabiliriz.

Şu anda en büyük gücümüz destek verenler ve destek arayışında olanları bir araya getirebileceğimiz çok paydaşlı bir platformu hayata geçirmiş olmak. Diğer kurumlardan talep ettiğimiz destek, bu yapının sürdürülebilir olması için Coronathon Türkiye’yi sahiplenmeleri ve yarattığımız bu değerin devam etmesi ve artması için katkı vermeleri olur.

Coronathon Türkiye ile yarattığımız etki başta hepimizin düşündüğünden çok daha ileriye gitti. Bunun en büyük sebebi katılımcı, iş birlikçi, amaç odaklı, iyi niyete dayanan ve girişimci insanların ve kurumların bir araya gelmesi oldu. Dolayısıyla hem bu etkinin artarak devam etmesi hem de çözüm odaklı bu iş birliğinin başka yerlere de örnek olması en büyük isteğimiz. Sevdiğim bir söz şöyle diyor: Övgüleri kimin alacağını umursamazsanız yapabileceklerinizin sınırı yoktur. Maksadımız faydalı işler üretmek. Hızlı giderken yol kazaları olması normaldir. Asıl olan hatalardan ders alıp iyi niyetle doğru bildiğimiz yolda ilerlemeye devam etmektir. Bunun için herkesi çözümün parçası olmaya ve hatta çözümün kendisi olmaya davet ediyoruz. Çaresizseniz, çare sizsiniz.

Leave a Comment